Kalça Çıkığı Tedavisi ve Ameliyatı: Doğuştan & Gelişimsel
Kalça çıkığı ve gelişimsel kalça displazisi; bebeklikten erişkin yaşa kadar görülebilen, erken tanı ile tamamen tedavi edilebilen, geciktiğinde ise kalça kireçlenmesi ve protez gereksinimine yol açabilen önemli ortopedik hastalıklardır. Bu rehberde kalça çıkığının nedenleri, belirtileri, tanısı, tedavi seçenekleri ve kalça protezi ameliyatı bilimsel veriler ışığında ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
İçindekiler:
Kalça Çıkığı Nedir?
Kalça çıkığı, kalça ekleminde femur başı ile asetabulum (kalça yuvası) arasındaki uyumun bozulması ve femur başının yuva ile normal ilişkisini kaybetmesidir. Travma sonucu gelişen yüksek enerjili yaralanmalarda görülebileceği gibi, doğuştan kalça çıkığı, gelişimsel kalça displazisi veya nörolojik hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Travmatik kalça çıkıkları bu yazının konusu olmayıp, doğuştan kalça çıkığı ve gelişimsel kalça displazisi ele alınacaktır. Bu yazı; doğuştan kalça çıkığının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.
Gelişimsel Kalça Displazisi
Kalça ekleminde femur başı ile asetabulum arasındaki ilişkinin bozulması geçmiş yıllarda doğuştan kalça çıkığı olarak adlandırılmaktaydı. Ancak bu geniş hastalık yelpazesi yalnızca doğuştan değil, doğum öncesi ve doğum sonrası gelişen nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Doğum öncesinde kalçası tamamen normal olan bir bebekte, doğum sonrası gelişim döneminde kalça çıkığı oluşabilir. Örneğin; kundak kullanımına bağlı gelişen kalça çıkıkları veya nörolojik hastalıklara bağlı ortaya çıkan kalça çıkıkları doğumsal değildir. Ayrıca tam çıkık olmayan, ancak femur başı ile asetabulum arasında uyumsuzluk bulunan hastalara da kalça çıkığı demek doğru değildir.
Bu nedenle günümüzde bu geniş hastalık grubunu tanımlamak için Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) terimi kullanılmaktadır.
Gelişimsel Kalça Displazisi Tedavisi
Gelişimsel kalça displazisinin tedavisi yaşa göre değişiklik gösterir. İlk altı aylık dönemde Pavlik bandajı oldukça başarılı sonuçlar verir. Yaş ilerledikçe bandajın etkinliği azalır. Bandaj tedavisinin başarısız olduğu bebeklerde açık veya kapalı redüksiyon ile alçı tedavisi uygulanabilir.
Erken dönemde amaç kalçanın yerine yerleştirilmesi ve bandaj, ortez veya alçı ile normal kalça gelişiminin sağlanmasıdır. Geç tanı alan hastalarda 2-6 yaş arasında yumuşak doku gevşetmeleri, pelvik osteotomiler ve femoral osteotomiler uygulanabilir
Ergenlik ve genç erişkin döneminde uygun hastalarda Ganz periasetabular osteotomisi tercih edilebilir. Kalça koruyucu cerrahilerin yeterli olmadığı ve ileri kalça kireçlenmesi gelişen erişkin hastalarda ise total kalça protezi en başarılı tedavi yöntemidir.
Doğuştan Kalça Çıkığı
Kalça çıkığı doğumdan itibaren her yaşta görülebilir. Anne karnında gelişen çıkıklara teratolojik kalça çıkığı denir. Ayrıca nörolojik hastalıklara bağlı olarak da gelişebilir. Bebeklerde, çocuklarda ve erişkinlerde teşhis edilebilir ve her yaş grubunda uygulanacak tedavi farklıdır.
Doğuştan Kalça Çıkığı Belirtileri
Doğuştan kalça çıkığı her yaşta farklı klinik bulgular verir. Bulgular; hastalığın tek taraflı veya çift taraflı olmasına ve hastalığın evresine göre değişiklik gösterir.
Bebeklik ve çocukluk döneminde genellikle ağrı görülmez. Tek taraflı olgularda yenidoğan döneminde cilt pili asimetrisi, bacak boyu kısalığı ve kozmetik farklılıklar dikkat çeker. Çocukluk döneminde kısalık daha belirgin hale gelir ve yürümeye başlayan çocukta topallama görülür.
Erişkin dönemde ise gelişen kalça kireçlenmesine bağlı ağrılar ortaya çıkar. Başlangıçta hafif olan ağrılar zamanla gece uykudan uyandıran ve yürümeyi engelleyen şiddetli ağrılara dönüşebilir.
Çift taraflı olgularda bebeklik ve çocukluk döneminde bulgular fark edilmeyebilir. Bacak boyu eşit olduğunda tanı, ağrıların erişkin dönemde başlaması nedeniyle gecikebilir.
Doğuştan Kalça Çıkığı Tanısı
Sağlık Bakanlığı’nın yenidoğan kalça tarama programı ülkemizde aktif olarak uygulanmaktadır. Doğumdan sonraki ilk ay içerisinde kalça ultrasonografisi (USG) yapılması önerilmektedir. Aile hekimleri yenidoğanları taramakta ve sonuçları sisteme bildirmektedir. Erken tanı, bu hastalıkta tedavi başarısını doğrudan etkilediği için büyük önem taşır.
Geçmiş yıllarda tarama programı bulunmadığından birçok hastada tanı gecikmekteydi. Günümüzde erken dönemde yapılan USG sayesinde hastalar kalıcı hasar oluşmadan tedavi edilebilmektedir.
Ancak altıncı aydan sonra kalça ultrasonografisinin tanısal değeri azalır. Daha ileri yaşlarda çocukluk ve erişkin döneminde fizik muayene ile birlikte direkt röntgen grafileri tanıda temel yöntemlerdir.
Doğuştan Kalça Çıkığı Ameliyatı
Doğumsal kalça çıkığı bulunan erişkin hastalarda bacak boyu kısalığı belirginleşmiş ve kalça kireçlenmesi yaşam kalitesini bozuyorsa tedavi kalça protezi ameliyatıdır.
Geçmişte bu hastalarda protezin ömrünün kısa olacağı düşünülerek ameliyat mümkün olduğunca geciktirilirdi. Günümüzde gelişmiş implant teknolojileri ve seramik protezler sayesinde protezlerin kullanım ömrü önemli ölçüde uzamıştır.
Özellikle tek taraflı çıkıklarda oluşan bacak boyu farkının zamanla diz, bel ve diğer eklemlerde bozulmalara yol açtığı gösterilmiştir. Bu nedenle uygun hastalarda daha erken dönemde cerrahi önerilmektedir.
Erişkin yaşta gelişimsel kalça displazisine bağlı kalça kireçlenmesinde total kalça protezi, ortopedinin hasta memnuniyeti en yüksek cerrahi girişimlerinden biridir.
Bacak Boyu Eşitlenir mi? Topallama Geçer mi?
Yazar: Doç. Dr. Yakup Alpay
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


